Koronavirüsten korunmak için hiçbir besine anlam yüklemeyin

Acıbadem Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Murat Baş:"Herhangi bir virüs ya da bakteriye karşı etki gösteren, onları ortadan kaldıran hiçbir yiyecek bulunmuyor."

Sağlık 25.03.2020, 09:53 Aleyna Algın
19
Koronavirüsten korunmak için hiçbir besine anlam yüklemeyin
banner208

 Acıbadem Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Murat Baş, herhangi bir virüse ya da bakteriye karşı etki gösteren ve onları ortadan kaldıran hiçbir yiyeceğin bulunmadığını belirterek, "Kelle paçaya ya da turşu ve turşu suyuna anlam yüklemek doğru değil. Her gün turşu yemek beraberinde tuz tüketimini getirir. Tuz tüketimi de bağırsak sağlığını olumsuz etkileyen en önemli etmenlerden biri. Hipertansiyonu, böbrek ve karaciğer sorunu olanlar ile kanser hastaları bu besinlere karşı daha da dikkatli olmalı. O nedenle hiçbir besine anlam yüklemeyelim. 'Süper besin' diye bir kavramdan hiç bahsetmeyelim." dedi. 

Prof. Dr. Baş, AA muhabirine, bağışıklık sisteminin beslenme ve bağırsak sağlığıyla ilişkili olduğunu çünkü bağışıklık hücrelerinin yaklaşık yüzde 70'inin bağırsaklarda üretildiğini söyledi. 

Bağışıklığın zayıflamasında sürekli oturmanın, egzersiz yapmamanın, yüksek yağlı, şekerli, düşük lifli, sebze ve meyvelerden fakir, "Batı tarzı beslenme" diye adlandırılan fastfood kültürünün yarattığı hatalı beslenmenin etkili olduğunu belirten Baş, stres, kaygı ve depresyon gibi duygusal bozulmaların ortaya çıkmasının da bağışıklığın çökmesine neden olabildiğini kaydetti. 

Baş, bağışıklık sisteminin zayıf olup olmadığına dair en kesin sonuca, bir hekim kontrolünden geçip kandaki bağışıklığı belirleyen moleküllere baktırdıktan sonra ulaşılabileceğini ancak çok sık hasta olmanın da en büyük göstergelerden olduğunu anlattı.

- Bağışıklığı güçlendirmek için tek bir besine odaklanmak çözüm değil  

Bağışıklığı güçlendirmek için herkesin farklı önerilerde bulunduğunu ancak beslenmenin bir bütün olduğunun bilinmesi gerektiğini vurgulayan Baş, günlük olarak vitaminler, mineraller, biyoaktif bileşikler denilen sebze ve meyvelere renk veren pigmentler de dahil 50'den fazla besin ögesine ihtiyaç duyulduğunu aktardı. 

Murat Baş, bu nedenle, tek bir besin yiyerek hiçbir şeyin çözülemeyeceğinin ve olaya bütüncül bakılması gerektiğinin altını çizerek, şu tavsiyelerde bulundu: 

"Yuvarlak bir tabağı düşünün, tabağın yarısının mutlaka hem öğle hem de akşam yemeğinde sebze ve meyvelerden oluşması gerekiyor. Sebzeleri de kendi içerisinde pişmiş ve çiğ olarak ayırmak gerekiyor çünkü pişirince bir miktar vitamin kaybı meydana geliyor. O nedenle, rengarenk, mümkünse her gün farklı renklerdeki sebzeleri bir araya getirerek sebze ve meyve ağırlıklı beslenmeye geçmemiz gerekiyor. Diğer yandan, tabağın 4'te 1'lik kısmında protein kaynaklarımız olmalı. Protein kaynaklarımız da mümkün olduğunca çok daha az miktarda kırmızı et, daha fazla miktarda tavuk ve hindi gibi kümes hayvanı etleri ya da en önemli protein kaynaklarından olan balıktan oluşacak. Bunun yanında mutlaka nohut, kuru fasulye gibi baklagiller, ceviz, fındık, badem gibi sert kabuklu yemişler, ay ve kabak çekirdeği gibi yağlı tohumlar ile yumurta bu grup içerisinde yer alacak. Tabağın diğer 4'te 1'lik kısmında da tahıl kaynakları olacak. Burada önemli olan tam tanelerden oluşan bir tahıl grubunun olması. Yani beyaz makarnadan, beyaz pirinçten, beyaz undan bahsetmiyoruz. Kepeği ayrılmamış tam tahıllardan bahsediyoruz." 

- "Kaygı, depresyon ve stres fazla yemeğe teşvik ediyor"

Prof. Dr. Murat Baş, bu dönemde eklenmiş şeker içeren yiyecek ve içecek tüketilmesinin yapılan en büyük hatalardan biri olduğuna dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:  

"Hepimiz akşam eve gidiyoruz haberleri izliyoruz, sosyal medyayı takip ediyoruz. 'Ne oluyor, ne bitiyor, kaç kişide görüldü?' derken o kaygı, depresyon ve stres bizi daha fazla yemeğe teşvik ediyor. Beraberinde de hatalı beslenme alışkanlıkları ortaya çıkıyor. Odağımızın farklı noktalara çekilmesi gerekiyor. Aklımıza yemek geldiğinde buzdolabının kapağını açmak yerine belki evin içinde bir tur atmak, hoplayıp zıplamak gibi farklı şeylerle yemeğe olan odağımızın değiştirilmesi gerekiyor. Mutlaka tabağımızın yanında yoğurt, kefir, süt ve ayran gibi süt ve süt ürünlerinin olması gerekiyor. Yağ türü olarak, zeytinyağı baş tacımız ama pahalı. O nedenle, zeytinyağı ağırlıklı olarak yine bir miktar tereyağı da kullanılabilir." 

- "Vücuttaki yağ miktarı arttıkça bağışıklık düşüyor"

Sağlıklı atıştırmalık alternatiflerinden bahseden Baş, bu bağlamda meyvenin önemli bir yiyecek olduğunu vurguladı. Ayrıca tuzsuz olarak tercih edilecek çiğ badem, ceviz, fındık, ay ve kabak çekirdeği gibi hem sert kabuklu yemişlerin hem de yağlı tohumların iyi birer alternatif olduğunu aktaran Baş, kuru meyvelerin de taze meyvelere alternatif olarak yenilebileceğini belirtti. 

Murat Baş, yemişleri ve kuru meyveleri tüketirken porsiyon ölçüsüne de dikkat edilmesini önererek, "30 gram ceviz, fındık, badem yerseniz size sağlık verir ama bunu 100 gram tükettiğinizde yaklaşık 700 kalori enerji alırsınız. Buna da dikkat etmek gerekiyor çünkü vücuttaki yağ miktarı arttıkça bağışıklığın düşeceğini de unutmamak gerekiyor." diye konuştu. 

- "Bu probiyotiktir, yersen virüslerden korunursun, demek doğru değil"

Prof. Dr. Baş, herhangi bir virüse ya da bakteriye karşı etki gösteren ve onları ortadan kaldıran hiçbir yiyeceğin bulunmadığına dikkati çekerek, şu değerlendirmelerde bulundu: 

"Kelle paça evet Türk mutfak kültüründe olan bir çorba ama kelle paçaya ya da turşu ve turşu suyuna anlam yüklemek doğru değil. Deniyor ki, turşuda, turşu suyunda probiyotik bakteriler var. Evet olabilir ama bir ürüne probiyotik ürün diyebilmemiz için o ürünün bir gramında 1 milyar canlı probiyotik bakteri olması gerekiyor. Turşuyu örnek verelim, Ayşe ve Fatma teyze turşu yaptı. İkisinin turşusunun aynı olduğunu düşünebilir miyiz? Farklı kişiler yaptı. Kişilerin hijyen durumları, kullandıkları su, tuz oranı, sebzeler farklı olabilir. Bu nedenle bütün insanların turşuları da aynı değildir. O yüzden 'Bu probiyotiktir, yersen hastalıklardan, virüslerden korunursun.' demek doğru değil. Turşu kuru fasulyenin, nohutun yanında yenebilir bir sıkıntı yok ama her gün turşu yemek beraberinde tuz tüketimini getirir. Tuz tüketimi de bağırsak sağlığını olumsuz etkileyen en önemli etmenlerden biri. Hipertansiyonu, böbrek ve karaciğer sorunu olanlar ile kanser hastaları bu besinlere karşı daha da dikkatli olmalı. O nedenle, hiçbir besine anlam yüklemeyelim. Böyle bir besin yok şu anda dünya üzerinde. 'Süper besin' diye bir kavramdan hiç bahsetmeyelim." 

- Açıkta satılan ürünleri tercih etmeyin

Kovid-19'dan korunmak adına, açıkta satılan hiçbir ürünün alınmaması gerektiğinin altını çizen Baş, "Bunlar baharat, ceviz, fındık, badem gibi sert kabuklu kuruyemişler olabilir. Bu dönemde açık sütün asla eve girmemesi gerekiyor. Çünkü o süt nereden geldi, kim sağdı, sağarken hapşırdı mı, öksürdü mü bilmiyoruz. Getirdiği kabın sağlıklı bir kap olup olmadığını, virüsün bulaşıp bulaşmadığını bilemiyoruz. Hatta ben olsam evde yoğurt bile yapmam bu dönem içerisinde. Yapılıyorsa da mutlaka pastörize edilmiş bir sütle hazırlanması gerekiyor." şeklinde konuştu. 

Prof. Dr. Murat Baş, kendisinin bugünlerde birçok kişiden "Vitamin ve mineral takviyesi almalı mıyız?" sorusunu duyduğunu aktararak, şu bilgileri verdi: 

"Vitaminin de mineralin de aşırı kullanımında sıkıntı var. Bu dönemde eğer ki kişiler kullanacaksa en önemli 3 besin ögesi, D vitamini, çinko ve C vitaminidir. Bu üçü bağışıklığı artırmak için yeterli görülüyor ama aşırısı zararlı bunu unutmamak gerekiyor. O nedenle bir sağlık profesyoneline danıştıktan sonra gıda takviyesi kullanımı çok önemli. Bağışıklığın temel noktası bağırsaklar demiştik. Bağırsak sağlığını korumak ve sürdürmek için eczanelerde satılan probiyotik takviyeler de kullanılabilir ama bir sağlık profesyoneline danışılarak bunların yapılması çok önemli." 

Kaynak: Anadolu Ajansı
Aleyna Algın
1992 İstanbul Doğumlu. İstanbul Üniversitesi mezunu, habercilik sektöründe 3 yıldır faaliyet göstermekte ve 1 senedir Alfa Haber Ajansı'nda haber editörlüğü yapmaktadır.
Yorumlar (0)
kısa süreli hafif yoğunluklu yağmur
Namaz Vakti 29 Mart 2020
İmsak 05:05
Güneş 06:30
Öğle 12:58
İkindi 16:30
Akşam 19:16
Yatsı 20:36
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 26 53
2. Başakşehir 26 53
3. Galatasaray 26 50
4. Sivasspor 26 49
5. Beşiktaş 26 44
6. Alanyaspor 26 43
7. Fenerbahçe 26 40
8. Göztepe 26 37
9. Gaziantep FK 26 32
10. Denizlispor 26 31
11. Antalyaspor 26 30
12. Gençlerbirliği 26 28
13. Kasımpaşa 26 26
14. Konyaspor 26 26
15. Malatyaspor 26 25
16. Çaykur Rizespor 26 25
17. Ankaragücü 26 23
18. Kayserispor 26 22
Takımlar O P
1. Hatayspor 28 53
2. Erzurum BB 28 47
3. Bursaspor 28 46
4. Adana Demirspor 28 45
5. Akhisar Bld.Spor 28 45
6. Fatih Karagümrük 28 43
7. Altay 28 43
8. Ümraniye 28 40
9. Giresunspor 27 38
10. Keçiörengücü 28 35
11. Balıkesirspor 28 35
12. Menemen Belediyespor 28 35
13. İstanbulspor 27 33
14. Altınordu 28 31
15. Boluspor 28 25
16. Osmanlıspor 28 24
17. Adanaspor 28 20
18. Eskişehirspor 28 17
Takımlar O P
1. Liverpool 29 82
2. Man City 28 57
3. Leicester City 29 53
4. Chelsea 29 48
5. M. United 29 45
6. Wolverhampton 29 43
7. Sheffield United 28 43
8. Tottenham 29 41
9. Arsenal 28 40
10. Burnley 29 39
11. Crystal Palace 29 39
12. Everton 29 37
13. Newcastle 29 35
14. Southampton 29 34
15. Brighton 29 29
16. West Ham 29 27
17. Watford 29 27
18. Bournemouth 29 27
19. Aston Villa 28 25
20. Norwich City 29 21
Takımlar O P
1. Barcelona 27 58
2. Real Madrid 27 56
3. Sevilla 27 47
4. Real Sociedad 27 46
5. Getafe 27 46
6. Atletico Madrid 27 45
7. Valencia 27 42
8. Villarreal 27 38
9. Granada 27 38
10. Athletic Bilbao 27 37
11. Osasuna 27 34
12. Real Betis 27 33
13. Levante 27 33
14. Deportivo Alaves 27 32
15. Real Valladolid 27 29
16. Eibar 27 27
17. Celta de Vigo 27 26
18. Mallorca 27 25
19. Leganés 27 23
20. Espanyol 27 20

Gelişmelerden Haberdar Olun

@