Uzman'lardan "FETÖ'nün kirli koronavirüs planı" Uyarısı!

Türkiye'nin yaşadığı en ufak olumsuzluğu bile fırsat bilen Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) sosyal medya üzerinden çeşitli kisveler altında sinsice saldırdığını belirten uzmanlar,  küresel bir salgın hastalık olarak karşımıza çıkan Koronavirüs (COVID-19) de FETÖ elemanları tarafından bir fırsata çevrilmeye çalışıldığı uyarısı yaptı.

Genel 25.03.2020, 11:49 Enver Yılmaz
22
Uzman'lardan "FETÖ'nün kirli koronavirüs planı" Uyarısı!
banner208

Türkiye'nin yaşadığı en ufak olumsuzluğu bile fırsat bilen Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) sosyal medya üzerinden çeşitli kisveler altında sinsice saldırdığını belirten uzmanlar,  küresel bir salgın hastalık olarak karşımıza çıkan Koronavirüs (COVID-19) de FETÖ elemanları tarafından bir fırsata çevrilmeye çalışıldığı uyarısı yaptı.

FETÖ ve benzeri yapıların Türkiye’nin koronavirüs konusunda önlemler almakta geciktiği, virüsle mücadele açısından yeterli kaynaklara sahip olmadığı, vaka sayısının ve kayıpların aslında bilinenden çok daha fazla olduğu, hükümetin bu konuda şeffaf davranmadığı gibi dezenformasyon amaçlı manipülatif içeriklere ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan uzmanlar Türkiye’nin bu tür manipülasyonlara karşı proaktif bir politika izlediğini söyledi.

İstanbul Medipol Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yusuf Özkır, kriz dönemlerinde kamuoyuna sunulan içeriklerin sosyal medya mecraları ile anında çok geniş kesimlere ulaşabildiğini söyledi.

Twitter, Facebook ve Instagram ve WhatsApp gruplarının kitleler üzerinde zannedilenden daha fazla etkili olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Özkır, “Dezenformasyon peşinde olanlar da bunun farkında. Bu yüzden neredeyse hiçbir olayı es geçmiyorlar. Terörle mücadelede olsun, deprem olsun, darbe girişiminde olsun yalan içerikleri masa başında üretip dolaşıma sokuyorlar.” dedi.

Özkır, bu tür içeriklere bakıldığında genellikle kaynağın belirsiz olduğuna dikkat çekerek şunları aktardı:

“İçerikler toplumu ayrıştırıcı bir dile sahiptir. Bir kanıta değil varsayıma dayalıdır. Abartı yaygın şekilde kullanılır. Hedef toplumsal fayda, krizin suhuletle halledilmesi filan olmadığı için ya dar ideoloji körlükle ya da örgüt çıkarları gözetilerek paylaşılır. Bir kandırmaca olarak da kara propagandanın tipik özelliği olan bu türden yaklaşımın aslında kamunun yaklaşımı olduğu yalanını kurguya eklerler. Tek merkezden yönetilen bot hesaplar ve fake hesaplar aracılığıyla algı üretme çabası yaygındır. Böylesi durumlarda kurumların şeffaf olması dezenformasyona vurulacak en güçlü darbedir. Doğru bilginin düzenli paylaşımı da kurumlarla vatandaş arasındaki güveni ve etkileşimi yükselterek kirli içeriklerin alanını daraltır. Kesinlikle ‘Vatandaş zaten doğruyu biliyordur’ dememek gerekir ve düzenli basın açıklaması yapmak gerekir. Virüsle mücadele sürecinde hem Sağlık Bakanı Fahrettin Koca hem de İletişim Başkanı Fahrettin Altun bu anlamda önemli bir başarı çıtası ortaya koydular. Bu yüzden evet çokça yalan içerik dolaşıma sokuldu ama yetkililerin proaktif tutumları sayesinde tutunamadılar. İnsanlar sosyal medyadan aldıkları mesajlar tarafından etkileniyor. Önce duygusal değişiklik sonra da davranışsal değişiklik ortaya çıkabiliyor. Virüs konusunda Avrupa, Çin ve Amerika'dan yansıyan görüntüler daha çok evde vakit geçirmek isteyen insanları negatif etkiliyor. Bunun belli sonuçları olabileceği hesaplanarak Türkiye'nin mevcut durumunun onlar gibi olmadığını anlatmaya devam etmek lazım. Pozitif mesajlar kaygı ve panik seviyesini dengeleyecekti ki zaten bu da olabildiğince yapılıyor.”

Trabzon Üniversitesi İletişim Fakültesi Araştırma Görevlisi Dr. İbrahim Ethem Erdinç de FETÖ mensuplarının virüs ile mücadelede Türkiye karşıtı iki boyutlu bir operasyon başlattığını ifade ederek, bunlardan birinin örgüte meşruiyet kazandırmak diğerinin ise hükümet ve cumhurbaşkanı hakkında kara propaganda olduğunu anlattı.

Erdinç şöyle devam etti:

“Bu bir algı yönetimi operasyonudur ve hiç şüphesiz, uluslararası boyutu olduğu gibi Türkiye iç kamuoyuna hitap eden bir mahiyet de taşımaktadır. Ülkenin karşı karşıya olduğu ya da yaşadığı en ufak bir olumsuzluğu bile fırsat bilen FETÖ, sosyal medya üzerinden çeşitli kisveler altında sinsice saldırmaktadır. Bu bağlamda son dönemde küresel bir salgın hastalık olarak karşımıza çıkan Koronavirüs (COVID-19) de FETÖ elemanları tarafından bir fırsat olarak görülmüştür. FETÖ mensupları tarafından salgınla ilgili eşitli gerçek dışı iddialar Whatsapp ve Twitter başta olmak üzere çeşitli sosyal mecralarda dolaşıma sokulmuştur. Bu iddiaların ortak özelliği genellikle kaynağının muğlak olması (bir arkadaş, hastanede çalışan tanıdık, bir sağlık görevlisi veya bir mahkum) ve sahte fotoğraflarla desteklenmesidir. "

- "FETÖ salgınla mücadelede ‘Yetersiz kalındı’ algısı yapıyor"

Erdinç, Koronavirüs salgını sonrası FETÖ mensuplarının iki dikkat çekici operasyon daha başlattığının altını çizerek bunlardan birinin hapishanelerle diğerinin ise sağlık sektörü ile ilgili olduğunu vurguladı.

Salgınla mücadelede yetersizlik algısı yaratılmasından sonra siyasi suçlular olarak yansıtılmaya çalışılan FETÖ mensuplarının hapishanelerden salıverilmesine dönük bir algı operasyonu başlatıldığını söyleyen Dr. Erdinç, şöyle devam etti:

“Buna gerekçe olarak hapishanelerde durumun çok kötü olduğu ve salgın riski olduğu ifade edilmiştir ancak bu iddialar Adalet Bakanlığı tarafından kesin bir dille yalanlanmıştır. Bir diğer detay da KHK’lar aracılığıyla açığa alınan FETÖ mensubu sağlık çalışanlarının göreve çağrılması talebidir. Ne yazık ki bu talep, bazı yazarlar ve siyasetçiler tarafından da dillendirilmiş ve Emre Uslu gibi firari teröristler bu durumdan büyük bir memnuniyet duymuştur. Aslında en çok dikkat edilmesi gereken husus da budur. Hiç kimse örgütün argümanlarına meşruiyet kazandırıcı nitelikte açıklamalar yapmamalıdır. Bu onlara güç kazandırırken ülkemizdeki demokratik siyasete ve vatandaşlarımıza zarar vermektedir. Koronavirüs krizi küreseldir, ancak mücadele ulusaldır. Bu mücadelede sosyal medyada yayılan yalan haberlere itibar etmemek en az devletimizin koyduğu kurallara riayet etmek ve gerekli tedbirleri almak kadar önemlidir.”

- "Sosyal medyayı manipüle eden kötü aktörler var"

İstanbul Medipol Üniversitesi, Gazetecilik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Berrin Kalsın, bugünlerde en az Covid-19 virüsü kadar tehlikeli bir durumla karşı karşıya olduğumuzu söyledi.

Sahte haberler veya dezenformasyonun virüsten daha hızlı ve kolay yayılan hatta aynı derecede tehlikeli bir durum olduğunu kaydeden Doç. Dr. Kalsın, “Dezenformasyon günümüzde internet, sosyal medya ve anlık mesajlaşma yoluyla daha hızlı ve daha kolay yayılıyor. Bu mesajlar, halk sağlığını tehlikeye atacak veya sosyal bölünmeyi teşvik edecek türden yanlış ve zararlı bilgiler hatta tavsiyeler içeriyor.” dedi.

Doç. Dr. Kalsın, krizlerin her zaman yüksek belirsizlik seviyeleri ürettiğini ve bu durumun da kaygıyı beslediğini aktararak şunları kaydetti:

“Böylesi bir ortamda insanlar var olan tehdit hakkında bilgi arayarak belirsizliği çözme ve endişeyi azaltma yolları aramaya başlar. İnsanlar aslında her zaman yaptıklarını yapıyorlar ancak burada sosyal medyanın denetimsizliği ve yayılım hızı çok büyük bir handikap olarak karşımıza çıkıyor. İnternet öncesi çağda bilgi, editörler veya resmi hükümet kaynakları tarafından kontrol ediliyordu. Ancak şimdi her şey kontrolsüz bir şekilde paylaşılıyor. İnsanlar aradıkları bilgiye arama motorları ve sosyal medya aracılığıyla ulaşıyor.

Bu bilgilerin bazıları güvenilir olabiliyor, ancak maalesef birçoğu güvenilir değil. Sosyal medya platformlarını ekonomik veya ideolojik amaçlarla manipüle eden kötü aktörler var. Bazen masummuş gibi paylaşılan içerikler olumsuz sonuçlara yol açabiliyor. Örneğin, yerel bir süpermarketteki boş rafların fotoğrafı panikle satın almayı tetikleyebiliyor. Bazen de salgın bahane edilerek halkı bankalardan para çekmeye teşvik eden terör örgütleri hesapları devreye giriyor.”

“Bir aşının yokluğunda, virüsün yayılmasını yavaşlatmanın tek yolu ‘sosyal mesafe’ yani uzaklaşmadır.” diyen Doç. Dr. Kalsın, “Çevrimiçi dünyada da benzer bir karantinaya ihtiyacımız olduğu düşüncesindeyim. Önümüze çıkan her bilgiye inanmayalım, paylaşmayalım ve hatta aramıza biraz mesafe koyalım.” değerlendirmesinde bulundu.

- "Manipülatif içeriklerin önemli bir kısmı yurtdışı kaynaklı"

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Turgay Yerlikaya ise sosyal medyada dezenformasyon faaliyeti yürütüldüğünü belirterek kitlelerin bu yolla psikolojik olarak yıpratılmaya çalışıldığını belirtti.

Manipülatif içeriklerin önemli bir kısmının yurt dışı kaynaklı sosyal medya hesaplarından paylaşıldığını vurgulayan Dr. Yerlikaya, “Her şeyin artarak medya üzerinden gerçekleşmesi olarak tarif edilen medyatikleştirme, günümüzdeki dijital dönüşümle birlikte düşünüldüğünde çok daha baskın bir sosyolojik olgu olarak karşımıza çıkmaktadır. Dezenformasyon amaçlı üretilen manipülatif içerikler de bu tür bir medya mantığı ile kitlelere sunulmakta ve kitleler neyin doğru neyin yanlış olduğunu ayırt edecek bir vasattan mahrum bırakılmaktadırlar” diye konuştu.

“Bu tür paylaşımlar ile halk içerisinde panik havası yaratılmak istenmektedir.” diyen Yerlikaya, “Bu nedenle devletin ve ilgili kurumların bilgilendirmeleri dikkate alınmalı ve ilgili kurumların bu tip dezenformasyon içeren hesap ve söz konusu hesapların yaydığı içeriklerin doğru olmadığı ifade edilmelidir. Halkın dikkate alması gereken konu sadece ve sadece resmi makamlar tarafından yapılan bilgilendirmeleri dikkate almalarıdır.” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Anadolu Ajansı
Enver Yılmaz
1984 Ankara Doğumlu. Ankara Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım mezunu, habercilik alanında 3 yıldır faaliyet göstermekte ve 2 yıldır Alfa Haber Ajansı'nda haber editörlüğü yapmaktadır.
Yorumlar (0)
parçalı bulutlu
Namaz Vakti 29 Mart 2020
İmsak 05:03
Güneş 06:29
Öğle 12:58
İkindi 16:30
Akşam 19:17
Yatsı 20:37
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 26 53
2. Başakşehir 26 53
3. Galatasaray 26 50
4. Sivasspor 26 49
5. Beşiktaş 26 44
6. Alanyaspor 26 43
7. Fenerbahçe 26 40
8. Göztepe 26 37
9. Gaziantep FK 26 32
10. Denizlispor 26 31
11. Antalyaspor 26 30
12. Gençlerbirliği 26 28
13. Kasımpaşa 26 26
14. Konyaspor 26 26
15. Malatyaspor 26 25
16. Çaykur Rizespor 26 25
17. Ankaragücü 26 23
18. Kayserispor 26 22
Takımlar O P
1. Hatayspor 28 53
2. Erzurum BB 28 47
3. Bursaspor 28 46
4. Adana Demirspor 28 45
5. Akhisar Bld.Spor 28 45
6. Fatih Karagümrük 28 43
7. Altay 28 43
8. Ümraniye 28 40
9. Giresunspor 27 38
10. Keçiörengücü 28 35
11. Balıkesirspor 28 35
12. Menemen Belediyespor 28 35
13. İstanbulspor 27 33
14. Altınordu 28 31
15. Boluspor 28 25
16. Osmanlıspor 28 24
17. Adanaspor 28 20
18. Eskişehirspor 28 17
Takımlar O P
1. Liverpool 29 82
2. Man City 28 57
3. Leicester City 29 53
4. Chelsea 29 48
5. M. United 29 45
6. Wolverhampton 29 43
7. Sheffield United 28 43
8. Tottenham 29 41
9. Arsenal 28 40
10. Burnley 29 39
11. Crystal Palace 29 39
12. Everton 29 37
13. Newcastle 29 35
14. Southampton 29 34
15. Brighton 29 29
16. West Ham 29 27
17. Watford 29 27
18. Bournemouth 29 27
19. Aston Villa 28 25
20. Norwich City 29 21
Takımlar O P
1. Barcelona 27 58
2. Real Madrid 27 56
3. Sevilla 27 47
4. Real Sociedad 27 46
5. Getafe 27 46
6. Atletico Madrid 27 45
7. Valencia 27 42
8. Villarreal 27 38
9. Granada 27 38
10. Athletic Bilbao 27 37
11. Osasuna 27 34
12. Real Betis 27 33
13. Levante 27 33
14. Deportivo Alaves 27 32
15. Real Valladolid 27 29
16. Eibar 27 27
17. Celta de Vigo 27 26
18. Mallorca 27 25
19. Leganés 27 23
20. Espanyol 27 20

Gelişmelerden Haberdar Olun

@